Sanatın her dalında, farklı dönemlerde ilham alınan farklı akımlar mevcut. Bu akımların bazılarının etkisi günümüzde pek hissedilmese de bazıları dikkat çekmeye ve bugün bile konuşulmaya devam ediyor. İşte, neoklasik akım da etkisi devam eden akımlardan biri. Peki, özellikle mimariyi etkileyen bu neoklasizm nedir, neoklasik mimarinin özellikleri nelerdir?

Doğuş Amacı: Sadeliğe Dönüş
Neoklasik hareket, 18. yüzyılın ortalarında başlayan bir akım. Bu hareketin doğması ise sanatçıların, sıklıkla kullanılan barok ve rokoko tarzların süslemelerine tepki vermelerine dayanıyor. Antik Yunan ve Roma dönemlerindeki yapıların görkemli sadeliğini örnek alan sanatçılar, 18. yüzyıl ile geçmişi harmanlayarak neoklasik akımı başlatıyorlar. Diğer bir deyişle bu sanat hareketinin amacı, klasik tarzı hatırlatmak. Ayrıca bu akımın başlatılmasında İtalyan mimar Andrea Palladio’dan esinlenildiğini belirtmekte de fayda var.

Neoklasik Mimarinin Başlıca Özellikleri
● Anıtsal yapı tarzı benimsenir. Klasik sütunlar, formlar ve çizgiler sadeliği sağlamak için önemlidir.
● Resim, heykel gibi sanat dallarında olduğu gibi mimaride de gereksiz detaylara yer verilmez. Amaç, sadelik çerçevesinde eserler ortaya koymaktır.
● Binalar dengeli yani simetrik şekilde tasarlanır.
● Genellikle binanın ön cephesinde yer alan, ayakta duran düz ve uzun sütunlar, eserin neoklasik mimariye ait olduğunu açık şekilde gösteren özelliktir.
● İnşa edilen binalar, kubbeli çatılara ya da çatı kısmında üçgen bir forma sahiptir.
● Genellikle büyük binalar inşa edilir.

Neoklasik Mimari ile Türkiye’de İnşa Edilmiş Bazı Yapılar
Almanya, İtalya, İspanya, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri… Dünyanın pek çok yerinde neoklasik mimari ışığında inşa edilmiş yapılar var. Berlin’deki Altes Müzesi, Madrid’deki Prado Müzesi ve Washington’daki Lincoln Anıtı bunlardan bazıları. Şimdi de ülkemizde neoklasik tarz ile inşa edilmiş yapılardan bahsedelim.

İstanbul Arkeoloji Müzesi: Türkiye’de müze olarak inşa edilen en eski binalardan olan İstanbul Arkeoloji Müzesi ana binası, 19. yüzyılda inşa edilmiştir. Arkeoloji Müzesi binası, yapının önündeki 4 dikey sütun ve sütunların birleştirildiği noktada yer alan üçgen form ile Türkiye’de neoklasik mimarinin önde gelen örneklerinden biri.

III. TBMM Binası: İnşası 1960 yılında tamamlanan TBMM, Avusturyalı mimar Clemens Holzmeister ve yardımcısı Ziya Payzın tarafından inşa edilmiştir. Sütunlar, daha yumuşak bir şekilde binanın ön cephesinde yer alır.

Tophane Saat Kulesi: Nusretiye Camii’nin yanında yer alan ve diğer adı Nusretiye Saat Kulesi olan bilinen bu eser, 19. yüzyılda inşa edilmiştir. Neoklasik esintiler taşıyan bu eserin mimarının ünlü Balyanlar olduğu rivayet edilmektedir.

FacebookTwitterGoogle+LinkedIn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir